Monday, July 25, 2005

AutoRicshaw Pazarlik Teknikleri:

Bildiginiz gibi daha once AutoRicshaw adli Hindistan'a ozgu ulasim araclarina kisaca deginmistim. Bu araclarin hepsinde taksimetre tarzinda cihazlar var ama Tamil Nadu eyaletinde(Chennai ve cevresi) kimse kullanmiyor. Bir yere gitmek istediginiz de bi auto bulup gideceginiz yeri soyleyip pazarlik etmeye basliyorsunuz. Iste burda sizin pazarlik beceriniz ve tecrubeleriniz devreye giriyor:) Belki okuyanlar arasinda buraya gelecek olanlar vardir, o nedenle pazarlik tekniklerini acikliyacagim:

  1. Ilk once gideceginiz yere daha once gitmediyseniz, tanidiginiz bir Hintliye oraya gitmenin kaca mal olucagini sorun.(diyelim ki 35 rupis)
  2. Sonra ki adim bir auto bulmak. Genelde bizde ki taksiler gibi bir kismi dolaniyor, bir kismi ise duraklarda bekliyor. Siz dolananlari tercih edin, daha kolay pazarlik yapiliyor.
  3. Automuzu bulduktan sonra gidecegimiz yeri soyluyoruz. Bu arada gidecegimiz yeri adres olarak degil, tarif olarak soylememiz gerekiyor(T.Nagar, Traders Hotel yani gibi), yoksa anlamiyorlar.
  4. Sonrasinda Auto surucusu sizi iceri davet ediyor. Bu asamada siz israrla kac para kac para diye soruyorsunuz.
  5. Genelde Auto suruculeri ilk asamada absurd bi rakam soyluyor. Mesela 35 rupilik yol icin 100 rupis diyor. Eger icinizden gulmek geliyorsa gulun:)
  6. Siz gulunce Auto surucusu ciddilesiyor ve size soruyor ne kadar odersiniz diye. Siz de 20 rps. diyin. Cunku pazarlik esnasinda sizin yukari cikmaniz, onunda asagi inmesi gerek. Eger 35 rps den baslarsaniz 50 Rps ile sonuclanabilir pazarlik.
  7. Sonra surucu fiyat indirmeye basliyacaktir. O diyecek 60, siz diyeceksiniz 25. Boyle bi kac tur gittikten sonra baktiniz surucu 50Rpsnin altina inmiyor. O anda birakin pazarligi ve arkanizi donup yurumeye baslayin. Yururken bi yandan baska auto arayin bi yandan da istedigniz fiyati soyleyin.
  8. Bu asamada iki olasilik var:1. Surucu ceker gider ve siz baska auto ile anlasirsiniz, 2. Surucu Autosuna biner, doner gelir ve 50 rpsnin altina inerek pazarliga devam eder. Bu noktada istediginiz fiyati almaniz isten bile degil:)
  9. Artik auto sizin hizmetinizde, hem de istediginiz fiyata. Keyfine bakin:)

Her ne kadar uzun ve zorlu bi surec olarak gozukse de sahsen cok eglenceli buluyorum. Cok komik anlar yasanabiliyor(ki bir keresinde bir auto beni 200mt takip etti ve bu arada pazarlik ettik:) Eger Chennai'a geliyorsaniz gercekten bu sekilde pazarlik etmeniz gerekiyor:)

Cicek Abbasi Hatirliyan var mi:)

Bu haftasonu Chennai'a otobusle 3 saat uzaklikta Pondichery adinda bir sahil kasabasina gittik. Burasi eski bir Fransiz kolonosi. Her ne kadar su anda resmi olarak koloni olmasa da fiili olarak koloni durumunda. Pazar aksami bir fransiz restoranina gittik. Biz restorana ilk gelenlerdendik. Teresa ciktik ve yemek boyunca hic bir hintlinin gelmeyisi dikkatimi cekti. Yemek sonrasinda cikmak icin asagi indik ve asagi katta yemek yiyen hintlilerle karsilastik. Resmi bir ayrimcilik yok ama asagi katta uygulanan fiyat ile yukari katta uygulanan fiyat ayri olunca bir ayrim oluyor, gercekten yurek burkucu.

Neyse, gelelim bu gezinin maceralarina:) Baslik "Cicek Abbas" ile ilgili. Umarim hepiniz bu filmi izlemissinizdir(izlemediyseniz mutlaka izleyin:) Cicek Abbasta dolmusa binme sahnesi var. Herkes bekliyor, dolmus geliyor, kapi aciliyor ve herkes bir anda iceri hucum ediyor. Ite kaka falan biniyor millet. Otobuslerde burada ayni sekilde. Dun aksam Pondichery'den donmek icin garaja gittik. Diger stajyerler banklara oturdular. Bense hafif bir esinti oldugu icin disarda dolaniyordum. Sonra otobusun gelecegi peron cevresinde kalabalik birikmeye basladi. Ben de turk hissleri oldugu icin otobuse nasil binecegimizi tahmin ettim ve gidip cantami alip oyle beklemeye basladim(hatta digerlerini de uyradim, siz de gelin diye:) 10-15 dk sonra otobus garaj girisinde gorundu ve bir anda bir ugultu basladi. Ben o anda "hadi oglum deniz, kap bi koltuk" diyerek kosmaya basladim. Millet on kapiya yuklendi, arka kapidan ise millet sadece iniyor. Bu anda Turk zekam devreye girdi ve arka kapiya yoneldim. Sonra bi kac kisi daha geldi ve ite kaka kendimi iceriye attim. Sonrasinda gene ite kaka one ilerledim ve en onde yer kaptim. Bu arada diger stajyerler de bi sekilde otobuse bindiler ve bir arada oturduk:) Aman allahim ya, valla var ya 15-20 dk gulduk durduk. Deli bi sey yaa. Isin ilginc yani, otobuste ayakta kalan yok. herkesin yeri vardi:) Sonrasinda yola koyulduk. 1-1,5 saat sonra biri bagirmaya basladi. Ben "lan kesin kavga cikti" derken sofor amcam frenin dibine kadar basti ve otobus durdu. O anda biri asagiya indi ve afedersiniz isemeye basladi:) Bosuna demiyorlar "Incredible India" die:)

Bu da baska bir kisa macera. Bu arada otobusler kendi basina bir konu, ona baska zaman deginecegim:)

Thursday, July 21, 2005



Trafik...

Hindistan'da (en azindan benim gordugum yerlerde) trafik diye bir sey yok. Insanlar nerede bi bosluk gorurlerse hemen daliyorlar. Hatta daha ilginci kimse ayna kullanmiyor. Arabalarin ve motorlarin aynalari surekli kapali. Adamlar resmen icgudusel olarak serit degistiriyorlar... Ilk baslarda dehset verici, benim arac icinde sakin bir sekilde oturmaya baslamam 2 hafta falan aldi(kalbi ile problemi olanlar cidden zorlanabilir) Ama isin ilginc yani cok fazla kaza olmuyor; cunku, insanlar yavas gidiyorlar(bkz Goa macerasi:)

Hyderabadda yolda serit cizgisi, trafik levhasi falan hic bir sey yoktu! Hatta trafik lambasi bile bi kac buyuk kavsakta vardi o kadar. Chennai ise daha gelismis trafik acisindan. Yolda serit cizgileri var, heryerde trafik isiklari var ve insanlar isiklara uyuyorlar. Daha rahat yani ama gene de buyuk macera... Hele karsidan karsiya gecmek... Aman allahim... Once solonuza bakin, bu arada ayni anda arkadasiniz da saginiza baksin. Yol devamli dolu oldugu icin ve yayalara yol verme aliskanligi olamdigi icin bir motor ya da bir arac size carpmadan hizli bir sekilde yolu gecin... Gercekten her seferinde adrenalin seyiveniz artiyor...

Tuesday, July 19, 2005




Yemekler...


Burda yemek esittir baharat. Kahvaltida, oglen ve aksam yemeklerinde yenilen tum yemekler baharatli. Eger ilk baslarda dikkat etmezseniz midenize dokunma ihtimali cok yuksek(tecrube ike sabit:) Asiri dozda almadiginiz takdirde cok keyif veriyorlar. Turk mutfagina da benzer renkeri var. Mesela Tandir... Bizim kullandigimiz tandir kuyularinin aynisi var burda. Hatta tandir ekmegi bile yapiyorlar ki bizim favorimiz 'butter naan'(yani tereyagli ekmek) Ayni zamanda sis kebap buraya da gelmis. Siste tavuk kebap yapiyorlar ve bayaa basarililar:)

Guneyde, tum yemekler "muz yaparagi"nda servis ediliyor ki gercekten de muhtesem otatantik bir olay:) Ama guneyin bir kotu noktasi ise iyi bir restorana gitmedikce catal bulamiyorsunuz(kasik bir derece) Genelde insanlar elleri ile yiyiyorlar. Alismasi zaman aliyor(yemeye degil, gormeye) Ben su ana kadar 1 kere denemek zorunda kaldim ve elimle pirinc yemeyi beceremedim. Cok zor, pirinc ele gelmiyor...

Guney mutfagi klasiklerine gelince... Yandaki resimde gordugunuz 'doza' farkli soslarla ya da masala denilen baharatli patates puresiyle servis edilen sabah klasigi... Idli de sabahin vaz gecilmezi. O da pamuk gibi bisey:) Yemek olarak ise tandir yemekleri ve tabii ki 'kori' yemekleri cok populer.

Guneyde, ozellikle deniz kenarinda yasayip ta deniz mahsulu yememek olmaz:) Ozellikle karides cok ucuz, bol bol yeme sansimiz oluyor:) Istakoz ise biraz pahali ama yemeye deger(resimde gordugunuz gibi:) Baliklara gelince... Envai cesit balik var, ozellikle kopek baligi cok populer ve entresan bir lezzeti var:) Ama tabii hic biri Ege'nin serin sularinda yetisen "Cipura"nin yerini tutmuyor..


Peki bu kadar anlattin, sen en fazla ne yiyorsun derseniz genelde evde pisirdigimiz batili yemekler, SUBWAY, Pizza falan... Gercekten hergun baharatli yemeye dayanmak icin saglam bir sistem lazim:)

Ben yemek konusu olunca durmam ama bu kadar yeter sanirim:) Daha fazla bilgi icin benimle kontaga gecin...

AutoRicshaw

Autolar cilgin hindistan trafiginde ki muhtesem cozumler. Adamlar triportoru taksiye cevirmisler:) Cok havadar, biraz yavas ve soforun kabiliyetleri oraninda kivrak... Nomalde 3 kisilik kapasitesi var; ama, Hindistan'da her tasitta oldugu gibi binebildiginiz kadar kalabalik binebiliyorsunuz(ki biz en fazla 5 denedik ve 7 gorduk:) Genelde taksi metre tarzi bir cihazlari var ve buna gore oduyorsunuz. Ama Chennai'da hic biri o cihazi calistirmiyor ve pazarlik yapmak zorundasiniz. Acikcasi cok zevkli oluyor... Hatta sizin istediginiz fiyati kabul etmezse ve aksi yonde yurumeye baslarsaniz donup gelip sizin fiyati ya da cok yakin bir fiyati kabul ediyorlar:) Resmi mi, cok yakinda....

Kisa bir ani...

Gecenlerde bir acik hava restoranina yemege gittik. Restoranin etrafi bambularla cevrili ama ustu acik. Salas gozukse de yemekleri lezzetli bir yerdi. Neyse, yemek yiyip bira ictik ve ben garsona tuvaletin nerde oldugunu sordum. Garson bana bir kapi gosterdi. Gittim ve kapiyi bir actim ki... Bos arazi, goz alabildigine:) Adamlarin tuvalete yaklasimlari:) Incerdible India....

Thursday, July 07, 2005


Hindistan Hakkinda Kisa Kisa...

  • 1 milyardan fazla nufus...
  • 6 tane nukleer santral...
  • Bazi bolgelerde duzenli elektrik kesintileri...
  • Sabah oglen aksam baharatli yemekler...
  • Dehset verici derecede ucuz insan gucu...
  • IT pazarinda cok etkin...
  • 20 yil sonra gelismis bir ulke olma hedefi...
  • 5 milyon HIV tasiyicisi...
  • Sirasiyla en buyuk 4 din: Hinduizm, Islam, Hristiyanlik, Sikhizm...
  • 14 resmi ve binlerce resmi olmayan dil...
  • 3 ana tanri: Siva(yaratici), Vishnu(Koruyucu), Brahman(yok edici) ve yuz binlerce farkli tanri...
  • Kisi basi milli gelir: 3100$
  • 1$=43Rps...
  • 63,140km ile dunyanin en uzun demir yolu hatti..
  • Yuksek kalitede marihuana uretimi...






GOA!!!

Hersey 5 gunluk boslumuz oldugunu ogrenmemizle basladi... Chennai'a atanmistik ve yolculuk icin daha 6 gunumuz vardi. Aksam yemekte ertesi gun cantalari alip garaja gitmeye ve Goa'ya giden ilk otobuse binme karari aldik tam 11 kisi. Ancak garaja gittigimizde yeterli yer olmadigini ogrendik. Sonrasinda treni denemek istedik ancak orda da yer yoktu. Biz de 11 kisi icin bir minibus kiralamaya karar verdik. Pazarlik yapildi ve anlasma saglandi. 800 kmlik yolu 11 kisi bir minibusle gidecektik. Cok zevkli gorunuyordu ta ki minibus ile karsilasana kadar... Arac 9 kisilikti. Yaptigimiz tum pazarliklar ise yaramadi ve 1 saat sonunda 11 kisi cantlarimizla araca binmeyi basardik. 800 km, en fazla 12 saatte bitecekti...
Yola cikali 3 saat olmustu. Lastiklerden birinden bi patlama sesi geldi. Hindistanin gobeginde karanlikta, yildizlar altinda lastik degistiriyorduk. 1 saat sonra soforumuz patlak lastigi tamir ettirmek icin bir koyde durdu. Yola cikali 4 saat olmustu ve aldigimiz yol sadece 100km idi. Koyde 1 saat harcadik. Hatta yerli cocuklarla sansimiz oldu. Ne Avrupayi, ne Amerikayi ne de Turkiyeyi biliyorlardi ve lise ogrencisiydiler. Ne kadar kapali bir toplum oldugunun cok acik bir ornegi... Koyden 00:00 civarinda ayrildik ve insanlar arabada yamuk yumuk bir sekilde uyuklamaya basladi,ben de dahil, ta ki sabah 04'te arabanin toprak bir yola girdigini hissedene dek. bi kac metre sonra sofor arabayi durdurdu, carsafini aldi, yere serdi ve uyumaya basladi. Ayni bu sira ile gerceklesti ve bize hic bi sey demedi. Ilk soku atlattiktan sonra biz de uyumaya basladik, kimimiz icerde, kimimiz disarda... Sabah 07:00 gibi uyandik. Hesaplarimiza gore bu saatte Goa'ya varmis olmamiz gerekiyordu; ama, daha 400 km yol gitmistik. Tekrar koyulduk yola... Tekrar bir lastik patlamasi ve tekrar bir koyde durup 1 saat boyunca lastigin tamir edilisinin beklenmesi... Sonra gene dustuk yollara. Bu sefer Hamphide lastik satin almak icin durduk. Gene 1 saat...
Aksam saat 19:00 civarinda yorgun argin, bitkin bir sekilde Goa'ya vardik. Ve plajda bir otele kendimizi attik. Sahile adim atmamizla ve bu manzara ile karsilasmamiz ile tum yolculuk, tum yorgunluk unutuldu... Cogu sarkida Goa'ya olan yolculuklardan bahsediliyordu ve nedenini anlamiyordum, demek buymus sihiri...






Hindistan'da inekler cok kutsal. Haksiz da degiller, cop yiyip sut ureten baska hangi hayvan var? Ustelik ulasimda da buyuk kolayliklar sagliyor:)